Yapay zekanın, akıllı telefonların hemen her meseleyi çözdüğü bir çağda eski usul hava tahminine ne gerek var diye düşünebilirsiniz. Oysa bu kadim bilgiler bazen hayat kurtarıcıdır. Ayrıca bir alet kullanmadan havayı okuyabilmek tam da bu çağda epey havalı bir harekettir.

Sadece gözlem yaparak havanın gidişatını okuyabilmek çoğu zaman mümkündür. Tabii çıplak gözle hava tahmini yapmanın bazı püf noktaları var. İşte her zaman kullanabileceğiniz birkaç püf noktası:
1. Havanın bozup bozmayacağını anlamanın kolay bir yolu var. Eğer yerdeki rüzgârla yukarıdaki rüzgâr aynı yönde değilse bir fırtına ihtimali var demektir. Bunun için parmağınızı ıslatıp havaya kaldırarak yerdeki rüzgârın yönünü bulmanız, daha sonra gözle bulutların ne yöne gittiğine bakıp yukarıdaki rüzgârın yönünü tespit etmeniz yeterlidir. İkisi aynı yöndeyse hava hoş yoksa işler karışacak demektir.
2. Havanın gidişatını anlamak için diğer bir yöntem sırtımızı rüzgâra verip bulutları izlemektir. Eğer bulutlar solumuzdan geliyorsa hava bozacak, sağımızdan geliyorsa hava düzelecek demektir. (Bu kural Güney Yarıküre’de tam tersidir.)
3. Prensip olarak bulutlar yere ne kadar yakınsa yağmur ihtimali o kadar fazladır. O nedenle cirrus türü (ipeksi dağınık) yüksek bulutlar iyi havanın habercisiyken nimbus türü (kalın karanlık) alçak bulutlar yağış işaretidir.
4. Denizin koyu yeşil görünmesi havanın sertleşeceğine, ayna gibi parlak görünmesi fırtınaya işaret eder.
5. Eğer rüzgâr karadan denize doğru esiyorsa kıyıya yakın yerlerde hava koşulları daha iyidir. Fakat rüzgâr, kıyıya paralel estiği yerlerde, özellikle de burunlarda hava koşulları sertleşir. Fırtınadan korunmak için bir adanın koylarına sığınmak istersiniz. Bununla birlikte rüzgârın bu bükleri işgal etme eğiliminde olduğunu ve buralara yanaşmanın kolay olmayacağını hatırda tutmalısınız. Özellikle de küçük adalarda!
6. Limanlarda sabahları oluşan radyasyon sisi genellikle 10 metre yüksekliği aşmaz. Bu nedenle teknenin direğine tırmanarak ileriyi görmeniz ve en azından açıktaki gemileri tespit etmeniz mümkündür. Diğer seçenek güneşin çıkmasını ve böylece sisin kendiliğinden dağılmasını beklemek.
7. Güneş batarken gökyüzü kızıllaşmışsa genellikle bu iyi havaya işaret eder.
8. Eğer gün doğumunda havada kızıllık varsa bu tersine kötü havanın işareti olabilir.
9. Ayın doğarken kırmızı görünmesi hafif rüzgâra, fazla parlak görünmesi fırtınaya, fazla kırmızı veya donuk görünmesi yağmura, hilal halindeyken kırmızı görünmesi şiddetli yağmura işaret eder.
10. Gece gökyüzünde beyazlık varsa bu durum havanın iyi olacağına, sis ve çiğ görülmesi güzel havaya işaret eder.

Son bir not: Meteorolojik olaylar karmaşık ve çok bilinmeyenli olgulardır. Pek çok başka nedenle bu püf noktalarının beklenmedik sonuçlar verebileceğini aklımızın bir köşesinde tutmamız gerekir.

Fotoğraflar: Unsplash – Chris Harwood, Quino Al, Mitodru Ghosh, Rachel
Bu yazı hazırlanırken Dag Pike’ın 50 Ways to Improve Your Weather Forecasting ve Alan Watts’ın Anında Hava Tahmini adlı kitaplarından yararlanıldı.