1952 yılında New York’tan İstanbul’a getirilen Rüyam teknesinin yolculuğu amatör denizciliğimizin en özel hikâyelerinden biridir. İşte o macera, Naviga tarafından özel bir tasarımla, kitap olarak yayımlandı.
Türkiye’de amatör denizciliğin Sadun Boro’yla, özellikle de onun 1965-68 arasında yaptığı dünya seyahatiyle başladığı konusunda herkes hemfikir. Fakat ondan 13 yıl önce gerçekleşen bir deniz macerasını gözden kaçırmamak gerekiyor: Rüyam kotrasının Atlantik geçişini.

Rüyam 18 Haziran 1952 Çarşamba günü sahibi ve kaptanı Haşim Mardin ve ikinci kaptan Nihat Bekdik’in komutasında New York’tan, Fas’ın Tanca limanına doğru yola çıkıyor. Toplam 14 kişiden oluşan mürettebat eski bir deniz subayı olan Nihat Bekdik hariç tamamen amatör denizcilerden kurulu. Aralarında, Türk sporuna pek çok katkı yapan, Türkiye’nin ilk Hentbol Federasyonu Bakanı da olan Vedat Abut, da var. Abut, Cumhuriyet gazetesi yazarı sıfatıyla bu seyahati tefrika etmek üzere Rüyam’ın mürettebatına dahil oluyor.

Rüyam’ın yolculuğu bir rüya gibi geçmiyor. Fırtınalar, bozulan telsizler, tükenen kumanya mürettebata epey sıkıntı yaratıyor. Öyle ki yolculuk sonunda tekne tamire muhtaç duruma geliyor. Fakat 17 gün 22 saat 50 dakika süren yolculuk sonunda 8 Temmuz günü Rüyam, Akdeniz kıyılarına ulaşmayı başarıyor, 29 Temmuz’da da İstanbul’a demir atıyor. Böylece ilk kez Türkiye bandıralı bir tekne (tersten de olsa) Atlantik geçişini tamamlamış oluyor. Bu o kadar heyecan verici bir haber ki, Rüyam’ı karşılama törenine Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes bizzat katılıyorlar ve Haşim Mardin’i zarif bir kupayla ödüllendiriyorlar.
Yolculuk başlarken Atlantik’in sularına her birinin içinde Cumhuriyet gazetesinin bir mesajı bulunan 10 adet şişe atılıyor. 21 Temmuz 1952 günü Fas’ın Tanca şehrinden gazeteye gelen bir mektup üzerine şişelerden bir tanesini bulan Faslı balıkçıya bir Türk halısı hediye ediliyor. Rüyam’ın hikâyesinde buna benzer daha pek çok keyifli detay var. Artık onları kitap olarak okumak mümkün.

Naviga’nın Tûba Noyan ve Ayşegül Bakış’ın editörlüğünde kitaplaştırdığı bu güzel hikâyeye Vedat Abut’un kızı Sermin Abut da önemli katkı yapmış. New York'tan İstanbul'a Kotrayla: Atlantik Okyanusu'nu Geçen İlk Türk Yelkenlisi Rüyam'ın Seyir Defteri adı verilen kitabın ilginç yanlarından birisi doğrudan doğruya Vedat Abut’un el emeği albümünün (sketchbook) röprodüksiyonu olması. Başka bir deyişle, metinler yeniden dizilmek yerine kitabın iç sayfa tasarımı Abut’un kendisi için hazırladığı albümdeki kupürler kullanılarak yapılmış. Bu da kitaba samimi ve doğal bir hava veriyor. Sayfaları çevirirken ve metinleri okurken ta o zamanlara dönüyor, tam bir tefrika tadı alıyorsunuz.

Atlantik’i aşan Rüyam 1960 yılında onarım geçirdiği Hamburg Limanı’ndan ayrılıp Akdeniz’e doğru yol alırken Biscay Körfezi’nde arıza yapıyor ve karaya sürüklenip devriliyor. Sigortası olmadığından kurtarma masrafları karşılanamayınca sonunda bir Yunanlıya satılıyor. Bu dramatik sona rağmen Rüyam’ın hikâyesi bir ilham kaynağı olarak hatırlanmaya devam ediyor, kitabı da denizcilerin kitaplıklarını süslüyor.