Kalamış & Fenerbahçe Marina bir süredir sessiz bir misafir ağırlıyor. Bir süredir derken yaklaşık bir yıldır. Misafir derken artık bizden biri. Henüz adı olmayan evcil denizci.

Seval Sönmez, Setur Marinas Kalamış & Fenerbahçe, Mobil Yazılım Geliştirme Kıdemli Uzmanı

Bazı misafirler vardır, ne zaman geleceği belli olmaz ama bir geldiler mi bir daha geri dönmek istemezler. İşte bizim küçük misafirimiz de böyle biri… Birkaç ay değil, neredeyse bir yıldır BT ve İK departmanının olduğu binaya uğramadan duramayan, bazen pencereden içeri bakan, bazen de kapının önünde sabırla bekleyen bir kedimiz var.

O bir tekir, tüyleri adeta sanat eseri. Taş rengine çalan kremsi renk tonlarının arasına serpiştirilmiş siyahlar ve kahveler ona gizemli, bir o kadar sevimli bir hava katıyor. Gözleri kocaman ve dikkatli bakıyor, sanki her şeyin farkında. Adı yok belki ama biz onu çoktan ekipten biri olarak kabullendik.

Birkaç arkadaş mama ve su tedariğini üstlendik. Karnını ilk doyurmaya başladığımızda hamile sanmıştık. Çünkü gerçekten yumuşacık tombul bir karnı, tospik bir poposu var. Geçen zamana rağmen doğum yapmadı. Demek ki dedik, o tatlı göbek onun doğal haliymiş!

Hayatta bazılarımız hayvanlara karşı mesafeli. Ama o ne bir şeye zarar veriyor ne de ortalığı dağıtıyor. Sadece varlığıyla bile ortamı yumuşatıyor. Belki sadece biraz sevgi ve ilgi istiyor. Belki de sadece ev sıcaklığı arıyor, kim bilir…

Bildiğimiz bir şey varsa, o geldiğinden beri bu binada bir şeyler daha güzel. Onun sabah bizi kapıda karşılaması, günün en tatlı anlarından birisi. Soğuk havalarda içeri sızıp bir koltuğun üzerine kıvrılıp uyuması da artık olağan hale geldi.

Bize öyle geliyor ki, karşımıza çıkmasından sebep bize sık sık gözden kaçan bir gerçeği hatırlatmak: Sanki hepimiz birbirimize karşı biraz daha anlayışlı ve paylaşımcı olabiliriz.

Ofisinize bir kedi girerse, bırakın içeri girsin. Kim bilir, belki en sessiz ve en sevimli çalışma arkadaşınız o olur. Olmaz mı?

Fotoğraflar: Seval Sönmez